“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun…” (Tahrim, 6)

DAVETÇİYİ BAŞARISIZLIĞA GÖTÜREN FAKTÖRLER


بسم الله الرحمن الرحيم

Rahmân ve Rahîm Olan Allah’ın Adıyla…

1.     İhlâssızlık, samimiyetsizlik.[1]

2.     Allah düşmanlarından aşırı şekilde korkmak.[2]

3.     Ölümden korkmak ve onun için hazırlıklı olmamak.

4.     Davete destek vermesi umulan kimselerin gevşeklik göstermesi.

5.     Müslümanların zaafından dolayı dünyaya karamsarlıkla bakmak.

6.     Dünyalıklara fazla gönül bağlamak.

7.     Para kazanma hırsı.

8.     Kibir, Ucub, haset vb. nefsanî hastalıklara kapılmak.

9.     Davetçinin kendisini yetersiz görmesi ve hakikati olmayan korku­lara kapılması gibi bazı aldatıcı etkenlerin varlığı.

10.  Nasıl davet yapılacağına dair ciddi bir eğitimsizlik.

11.  Allah’ın hükmünü yeryüzüne yeniden hâkim kılma, İslam Ümmeti­nin kaybolmuş izzetini tekrar iade etme, sahih İslam akidesini yayma ve insanların hidayetini arzulama gibi ana hedeflerin yok olması.

12.  Yaşanan dönemin, vakıanın ve davetin ulaştırılacağı toplumun hak­kıyla bilinip, tanınmaması.

13.  İslamî grupların birbiri ile olan ihtilafları.[3]

14.  Bilgi yetersizliği ve güncel meselelerin halline dair ciddi bir ilmî biri­kimin olmayışı.

15.  Dalalet ehli insanlarla uzun uzadıya mücadele etmek ve onlarla sürekli cedelleşmek.[4]

16.  Davetin aşamalarında maslahat-mefsedet ayırımı yapamamak.

17.  Allah yolunda başa gelen bela ve musibetlere sabır gösterememek.

18.  “Nehyi ani’l-münker/Kötülükten men etme” prensibini alışkanlık ha­line getirmemek.[5]

19.  Davette tedricilik ilkesini ihlal etmek.

20.  Davetçinin azığı mesabesinde olan “salih” insanlarla arkadaşlık et­meyi terk etmek.

21.  Davada tecrübesi olan insanlarla istişare etmeyi terk etmek.

22.  Allah’ın mümin kullarına kesinlikle yardım edeceğine dair verdiği vaat hususunda inancın zayıflaması.[6]

23.  Erken netice alma sevdası.

24.  Yapılan hataları görememek veya yapılan hataları kabul etmemek.

25.  Günah işlemek, küçük günahlara fazla aldırış etmemek.[7]

26.  İbadetlere, takvayı aşılayacak amellere ve sabah-akşam zikirlerine fazla önem vermemek.

27.  Müminin silahı olan duayı terk etmek veya bu konuda gevşeklik gös­termek.

28.  Davetçinin psikolojisinin zayıflaması.[8]

29.  Davette plan ve projesiz hareket etmek veya düzensiz çalışmak.

30.  Aşırı hamaset sahibi olmak; fazla heyecana kapılmak.

 

 

Faruk Furkan

 


 

[1] Bir davetin başarılı olabilmesindeki en önemli faktör belki de “ihlâs ve samimiyet”tir. Bu olmadan davetin başarılı olması asla söz konusu olamaz.

[2] Bu konuda Rabbimizin şu ayetini hatırdan çıkarmamak gerekir: “İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, eğer müminlerseniz, Benden korkun.”  (Al-i İmran, 175)

[3] Bu hususta Rabbimiz şöyle buyurur: “Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal, 46)

[4] Ki böylesi bir tutum davetçinin gücünü, himmetini ve gayretini azaltabilir. Hatta böy­lesi bir tavır davetçinin önemli olan birçok meseleden habersiz kalmasına neden olabilir.

[5] İnsan bu prensibi hayatında alışkanlık haline getiremediği zaman etrafında vuku bu­lan kötülüklere kendisini kaptırabilir veya karşı çıkmaya cesaret edemediği kötülük yanında işlene işlene artık o kötülüğün olağan bir şeymiş gibi bir hal alması söz konusu olabilir.

[6] Bu hususta Rabbimiz şöyle buyurur: “Şüphesiz peygamberlerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında, hem şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.” (Mümin, 51)

[7] Küçük günahlar insanları zamanla daha büyük günahları rahatlıkla işlemeye sevk edebilir. Bu nedenle davetçi küçük günahları asla basite almamalıdır. Şairin de dediği gibi küçük şeyleri basite almamak gerekir; zira koca koca dağlar küçücük taşlardan meydana gelir!

[8] Böylesi bir durumda davetçi en ufak şeylerden bile etkilenir hale gelir.

Okunma Sayısı:562