“Dikkat edin! Şüphesiz ki bedende bir et parçası vardır ki, o doğru olduğunda tüm beden doğru olur, eğer o bozuk olursa tüm beden bozuk olur. Dikkat edin, o et parçası kalptir!” (Buharî, İman, 52.)

EFENDİ VE KÖLE

بسم الله الرحمن الرحيم

Rahmân ve Rahîm Olan Allah’ın Adıyla…

Gelin hep beraber bir köle düşünelim… Bu köle, efendisinin kendisinden yapmasını istediği işleri yapmayıp daima elleri bağlı bir şekilde efendisinin önünde duruyor ve sürekli onun ismini anıyor. Her daim “Efendim, efendim, efendim” diye onu zikrediyor…

Efendisi ona “Git, şu işleri yap” dediğinde; köle bulunduğu yerden kımıldamıyor, eğilip efendisini on kez selamlıyor ve “Siz çok büyüksünüz efendim, size ne kadar şükretsem azdır! Siz ne de yücesiniz” diyor, sonra tekrar ayağa kalkıp elleri bağlı öylece duruyor.

Efendisi ona “Git, falan yanlışlıkları düzelt” diye talimat veriyor; ama köle yine yerinden kımıldamıyor, efendisinin önünde eğilmeye devam ediyor.

Efendisi ona “Hırsızın elini kes” diye emrediyor. Bunun duyan köle, hırsızın elini keseceği yerde yüzlerce kez “Hırsızın elini kesmek lazım” diyerek efendisinin söylediklerini tekrarlamaktan başka bir şey yapmıyor

Şimdi bu kölenin efendisine gerçekten hürmet ettiğini söyleyebilir miyiz? Bu köle efendisini çok seviyor, diyebilir misiniz?

Bizim kendi kölelerimiz (bu günün tabiriyle işçilerimiz) böyle bir şey yapsa neler yapardık Allah bilir!

Ama bu gün nice insanın, üstte örneğini verdiğimiz köleden çokta farklı bir şey yapmıyor olmasına rağmen Allah’ın en takvalı kullarından kabul edilmesi ne de üzücü değil mi?

Böyleleri sabahtan akşama kadar Kur’an’daki emirleri Allah bilir kaç kere okuyorlar; ama bunları yerine getirmek için kıllarını bile kımıldatmazlar. Diğer taraftan Allah’ını anıp, acıklı bir şekilde Kur’an okumaya çalışırlar; lakin Kur’an’ın hükümlerini yaşamak ve yaşatmak için en ufak bir gayret göstermezler. Hatta böylelerine “Ne de güzel Müslüman!” bile denilebiliyor.

Acaba bizlerde böylesi bir köle gibi miyiz? Bizlerde efendimizin emirlerini kulak ardı mı ediyoruz? Ya da o emirlere son derece hürmet göstermemize rağmen uygulama da gevşeklik mi gösteriyoruz?

Bu örneği iyi düşünmeli ve Efendimiz olan Rabbimizle aramızdaki ilişkilerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz.

 

 

İbrahim Gadban

 

Okunma Sayısı:417