“Dikkat edin! Şüphesiz ki bedende bir et parçası vardır ki, o doğru olduğunda tüm beden doğru olur, eğer o bozuk olursa tüm beden bozuk olur. Dikkat edin, o et parçası kalptir!” (Buharî, İman, 52.)

İMAN KUR'ÂN'DAN ÖNCE GELİR

Bu gün bazı çevreler, insanlara tevhidi anlatmadan önce ellerine bir meal sıkıştırıyor ve bu şekilde hidayete onları davet ediyorlar. Aslında böyle yapmak yerine Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in yaptığını yapmak daha sağlıklı ve netice bakımından daha hayırlıdır. O, insanlara Kur’an bilgisi öğretmeden önce iman bilgisi öğretir ve her şeyden önce onları tevhide davet ederdi.
Şimdi şu iki rivayete dikkatle kulak verelim:


√ Cündüb b. Abdillah (radıyallâhu anh) şöyle anlatır:
“Bizler ergenlik çağında iken üç-beş genç olarak Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) ile beraber bulunduk. BİZ, KUR’ÂN’I ÖĞRENMEDEN ÖNCE İMANI ÖĞRENDİK. Ondan sonra Kur’ân’ı öğrendik. Bu sayede de imanımız arttı.” (İbn-i Mâce)


√Abdullah İbn-i Ömer (radıyallâhu anh) de şöyle der:
“Uzun bir ömür sürdüm. Bizim her birimize KUR’ÂN’DAN ÖNCE İMAN VERİLİYORDU. Sonra öyle insanlar gördüm ki, onlara imandan önce Kur’ân veriliyor, o da Fatiha’dan sonuna kadar onu okuyor, ama ne emrettiğini, neleri yasakladığını ve nelerin bellenmesi gerektiğini bilmiyor.” (Hayatu's-Sahabe, 3/512.)


Bu rivayetlerden anladığımıza göre Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem), etrafındaki insanlara öncelikle akideyi, imanı ve ona ilişkin meseleleri anlatıyor ve öğretiyordu. Bu gün, birilerinin yaptığı gibi daha tevhidden haberi olmayan, şirk ve küfür nedir bilmeyen insanların eline bir Kur’ân (siz buna mealde diyebilirsiniz) tutuşturmuyordu. Rasûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in onlara yaptığı ilk şey akideyi ve tevhidi anlatmak ve öncelikle bu noktadaki eksiklikleri gidermekti.

Bu hakikati bilen bir insanın artık her şeyden önce tevhidi, imanı, akideyi ve bunları bozup insanı ebedî bir cehennemle yüz yüze bırakan şirki, küfrü öğrenmesi gerekir. Eğer bunları etraflıca öğrenmeden Kur’an okumaya kalkarsa o zaman –Allah korusun– bir takım hatalara düşmekten kendisini kurtaramaz. Çünkü

Kur'ân usûlünce okunup anlaşılmadığında insanın daha da çok sapkınlığını artırabilir:

“Andolsun ki sana Rabbinden indirilen bu Kur’an, onlardan çoğunun taşkınlık ve küfrünü artıracaktır. Öyle ise o kâfirler topluluğu için üzülme.” (5/Maide, 68)

Okunma Sayısı:96