“Dikkat edin! Şüphesiz ki bedende bir et parçası vardır ki, o doğru olduğunda tüm beden doğru olur, eğer o bozuk olursa tüm beden bozuk olur. Dikkat edin, o et parçası kalptir!” (Buharî, İman, 52.)

KEYFÎ AVLANMAK CAİZ Mİ?

Bazı kardeşlerimiz sürekli ava gitmenin hükmünü ve bu konuda nasıl davranmaları gerektiğini soruyorlar. Onların bu sorusuna şu şekilde kısaca cevap vermek istiyorum:


Av yapmak iki kısımdır:

1- Yemek, ikram etmek veya satıp ticaretini yapmak kastıyla yapılan av. Avın bu kısmı, kişiye FAYDA SAĞLADIĞI İÇİN tüm ulema tarafından caiz görülmüştür.
2-Eğlenmek, keyif almak, hoş vakit geçirmek veya atış tecrübesini denemek gibi bir amaçla yapılan av. Kişi av yaptığında onu almaz, yemek için kullanmaz ve olduğu yerde bırakır. Hayvanı sadece avlamış olur. Avın bu kısmı İÇERİSİNDE HERHANGİ BİR FAYDAYI BARINDIRMADIĞI, MAL ZAYİATINA SEBEP OLDUĞU VE HAYVANA İŞKENCE İÇERDİĞİ İÇİN caiz değildir.
Âlimlerimizden bir kısmı bunu “mekruh” kabul etmişken, bir kısmı da “haram” kabul etmiştir.

İbn Hacer (rh.a) der ki:
“Kişi bu avla herhangi bir faydayı kast etmediği zaman, bu av onun için haram olur. Çünkü böylesi bir av, haksız yere bir canı yok etmek suretiyle yeryüzünde bozgunculuk çıkarma kapsamındadır. (Fethu’l-Bârî, 9/602)
HAYVANLARI DOĞUM ZAMANINDA VEYA ÇİFTLEŞME ZAMANINDA AVLAMAK CAİZ MİDİR?
İslam şeriatında bu dönemlerde av yapmanın yasaklığına dair bir nass olmadığı için buna haramdır dememiz söz konusu olamaz. Bu nedenle “eşyada asıl olan mubahlıktır” kaidesini burada işleterek bunun haram olmadığını söyleyebiliriz.
Ama en uygun olanı —şayet hayvanların bu dönemini biliyorsak— av yapmamaktır. Çünkü Müslüman merhamet sahibidir.

(Allah en iyisini bilir)

Okunma Sayısı:732