Her nimetin bizlere bir veriliş gayesi vardır. Bunu bilmeyenimiz yok. O halde soruyoruz: Acaba deniz gibi büyük, engin ve muhteşem bir nimet bize niçin verilmiş, hangi gayeler için emrimize musahhar kılınmıştır?
Bunu hiç düşündük mü?
Acaba, içerisinde Allah’a isyan edelim, sâhillerinde bedenlerimizi teşhir edelim diye mi?
Şimdi gelin, denizlerin niçin bize verildiğini onları yoktan yaratan Allah’a, yani sahibine soralım. Câsiye Sûresi 12 ve Nahl Sûresi 14. âyeti çerçevesinde bu soruya cevap arayacağız.
❶ Rabbimiz şöyle buyurur:
اَللّٰهُ الَّذي سَخَّرَ لَكُمُ الْبَحْرَ لِتَجْرِيَ الْفُلْكُ فيهِ بِاَمْرِه وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
“Allah; gemiler O’nun emriyle üzerinde akıp gitsin diye, lütuf ve ihsanından aramanız ve bir de şükretmeniz için denizleri sizin hizmetinize sunandır.”(Câsiye Sûresi, 12)
Bu âyetinde Rabbimiz denizlerin bize veriliş yasasını belirliyor. Buna göre denizler bize 3 gaye için verilmiştir:
a) “Gemiler O’nun emriyle üzerinde akıp gitsin diye…”
Bu, birinci gayedir. Yani insanlara fayda veren eşyaları şehirler ve ülkeler arasında taşısınlar, bir yerden bir yere gitmek isteyen insanları gidecekleri yere nakletsinler diye…
b) “Lütuf ve ihsanından aramanız için…”
Bu, ikinci gayedir. Yani kulların oradan çıkan balıklardan yemesi, onlarla ve diğer deniz mahsulleriyle ticaret yapması; ayrıca inci ve mercan gibi süs eşyaları elde etmeleri için…
c) “Bir de şükretmeniz için…”
Bu da, üçüncü gayedir. Yani kullar onun maviliğini, huzur veren görünümünü, dinginliğini görüp, hissedip buna şükretsinler için.
❷ Rabbimiz şöyle buyurur:
وَهُوَ الَّذي سَخَّرَ الْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا مِنْهُ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُوا مِنْهُ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَا وَتَرَى الْفُلْكَ مَوَاخِرَ فيهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
“Taze et yemeniz ve giyecek süsler çıkarmanız için denizi emrinize amade kıldı. Gemilerin, (suyu) yararak onda (seyrettiğini) görürsün. (Bunlar) Allah’ın ihsan ve lütfunu arayıp şükredesiniz diyedir. (Nahl, 14)
Bu âyette ise denizlerin bize niçin verildiğinin somut iki karşılığı zikredilmiştir:
a) Taze et yememiz.
b) Giyecek süsler çıkarmamız.
Bu iki husus, Câsiye ayetinde geçen: “Lütuf ve ihsanından aramanız için” ifadesinin pratik bir yansımasıdır. Demek ki Allah’ın lütuf ve ihsanını taze et yiyerek ve süs için eşyalar çıkararak aramamız gerekirmiş.
Evet, bu âyetlere göre denizlerin bize veriliş gayesi bunlardan ibarettir.
Denizin sahibinin bu âyetlerinde belirttiğine göre denizler, içerisinde Allah’a isyan edelim ve sahillerinde bedenlerimizi teşhir edelim diye bize verilmemiştir. Bilakis O’nun kudretini görüp, yasalarına boyun eğelim diye bize verilmiştir. Ama heyhât ki bugün insanlar onun içerisinde anadan üryan kendilerini sergilemekte, üzerinde gezmiş oldukları yatlarda içki içip, müzik dinleyip, zina etmekteler.
Nimetler maalesef gâyeleri dışında kullanılmaktadır.
