Onlar ki namazı dosdoğru kılar ve onlara rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.(8/Enfâl, 3)

Muhtelif 2 dk okuma 13 görüntülenme

Hevâya Uymanın Tehlikesi

Hani hep söyleriz ya “bir günah, başka bir günahı doğurur” diye, ya da –orijinal ifadesiyle söyleyecek olursak– “günahlar doğurgandır” diye, işte bunun gerçekliliğini gösteren önemli bir âyeti şimdi nazarlarınız vermek istiyorum. Allah için bu âyeti önemseyerek okuyun. Rabbimiz buyurur ki:

اَفَكُلَّمَا جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ بِمَا لَا تَهْوٰٓى اَنْفُسُكُمُ اسْتَكْبَرْتُمْ فَفَريقًا كَذَّبْتُمْ وَفَريقًا تَقْتُلُونَ

“(Ama) size her ne zaman bir peygamber nefislerinizin hoşlanmayacağı (hevâ ve hevesinize hizmet etmeyen) hükümler getirdiyse, hemen kibirlendiniz, kimini yalanlayıp, kimini de öldürüyordunuz (öyle değil mi?)” (Bakara, 87)

Dikkat ederseniz âyette hakka değil de hevâlarına uymayı âdet edinmiş kimselerin bunun sonrasında üç günaha daha bulaştıkları ifade edilmiştir:

1- Kibre, (اسْتَكْبَرْتُمْ)

2- Hak ehlini yalanlamaya, (فَفَريقًا كَذَّبْتُمْ)

3- Haddi aşmaya. (وَفَريقًا تَقْتُلُونَ)

Bu âyet her ne kadar Ehl-i Kitap hakkında inmiş olsa da bizleri de kapsamakta, bizlere de mesajlar vermektedir.

Buna göre bir insan, din hususunda sürekli hevâsına tabi olup hakka uyumaktan yüz çevirmeyi kendisine âdet edinirse, bu tavrı zaman içerisinde onu kibre, hak ehlini reddetmeye ve hak ehline karşı haddi aşmaya sevk edecektir.

Dedik ya “günahlar doğurgandır” diye, bu kötü günah benzeri başka günahları doğurmuş, ardından başka günahları getirmiştir.

Bu âyetin rehberliğinde şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, sürekli nefislerinin arzuladığı şeylerin peşinden giden, daima heva ve hevesine tâbi olanlar, öncelikle hakkı dile getirenlere karşı kibirlenecek, onları küçük göreceklerdir. Küçük göreceklerdir ki, onların söylediklerinin bir kıymet-i harbiyesi olmadığını hissettirsinler ve bu suretle onlara uymalarının geçerli bir yönü olmadığının zeminini hazırlamış olsunlar.

Sonra hakkı dile getirenleri reddedecek ve onların söylediklerinin kabule şayan şeyler olmadığını etrafa yayacaklardır.

En sonunda da onlara karşı haddi aşan tavırlar gösterecek, kimi zaman onlara karşı terbiyesizleşecekken, kimi zaman da kötü sözler söyleyeceklerdir. Eğer çok çok öfkelenmişlerse onları zâlimlere şikâyet edecekler ya da –şayet imkân ve cesaret bulabilirlerse– onları dövecek veya öldüreceklerdir.

O nedenle dinî konularda hevâya tâbi olmanın gerçekten de çok tehlikeli bir durum olduğunu Müslüman’ın bilmesi ve bundan alabildiğine uzak durması gerekmektedir.

Hevâya tâbi olmak gerçekten de çok kötü ve tehlikelidir. Onun için ey Müslüman, dinî konularda hakka ve doğru olana değil de hevâya, nefsin arzularına ve keyfinin istediği şeye uyduğunda bunun bir adım ötesinin çok daha büyük suçlar olacağını, seni daha büyük günahların bekleyeceğini asla unutma!

Bu gün kibirlenenler, durdukları yerde kibirlenmediler. Onları buna iten bir arka plan var.

Bu gün hak ehlini reddedip onlara karşı duranlar, durdukları yerde bunu yapmadılar. Aynı şekilde bunun da bir arka planı var.

Yine bu gün hak ehlini, içlerinde en ufak bir sıkıntı duymaksızın zalimlere şikâyet eden, teslim eden veya onları darp edenler, durdukları yerde bunu yapmadılar. Aynı şekilde bunun da bir arka planı var.

Bunların arka planında yatan en önemli şey, hevâya uymak, nefsin arzularına göre bir din yaşamaktır. Onun için bu kötü haslete karşı uyanık ve müteyakkız olmak gerekir.

Rabbimden, nefsin hevâsına uymaktan bizleri muhafaza etmesini niyaz ediyorum.

Görsel kart13 görüntülenme

İlgili içerikler

Notlarım

Yer imleri, notlar ve kaldığınız yer yalnızca bu tarayıcıda tutulur; sunucuya gönderilmez. Tarayıcı verisi silinirse kaybolur.