Yapacağınız en ufak bir iyiliği dahi sakın ha basite almayın, küçük görmeyin! Çünkü bazen öyle olur ki, Allah için söylediğiniz küçücük bir söz veya çok basit bir kelime, sizi Allah katında çok yüksek makamlara çıkarabilir. Hatta bazen adınızın tarihe geçmesine bile sebep olabilir.
Şimdi, bu bakış açısıyla şu âyeti bir kere daha okuyun:
وَجَٓاءَ رَجُلٌ مِنْ اَقْصَا الْمَدينَةِ يَسْعٰى قَالَ يَا مُوسٰٓى اِنَّ الْمَلَاَ يَأْتَمِرُونَ بِكَ لِيَقْتُلُوكَ فَاخْرُجْ اِنّي لَكَ مِنَ النَّاصِحينَ
“Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak gelip: Ey Musa, dedi. Önde gelenler, seni öldürmek için aralarında görüşme yapmaktadırlar. Haydi, (buradan) çık git; gerçekten ben sana öğüt verenlerdenim.” (Kasas, 20)
Görüldüğü üzere burada şehrin en ücra köşesinden koşup gelen adını-sanını bilmediğimiz bir adam, sadece Allah için yaptığı küçücük bir nasihatle Kur’ân’a konu olmuş ve Allah bu ameli nedeniyle onun anısını Kıyamet’e kadar gelecek Müslümanların diline zikir yapmıştır.
Sen de böylesi değerli biri olmak istiyorsan, ihlâsla Allah için yapacağın sâlih amellerin peşinde koş. Büyük büyük ameller yapamıyorum diye bu tarz küçük amelleri basite alıp, ihmal etme. Unutma ki Allah katında amellerin büyüklüğünün değil, ihlasla yapılmasının önemi vardır. Velev ki küçücük, miniminnacık olsa bile…
