O (takva sahipleri), gayba iman eder, namazı dosdoğru kılar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.(2/Bakara, 3)

Muhtelif 2 dk okuma 21 görüntülenme

Kur’ân’ın Her Bir Âyeti “Tevhidi” Anlatır

Kur’ân’ın her bir âyeti, ya direkt olarak ya da dolaylı yönden mutlaka Tevhidi anlatmakta, Tevhid’e işarette bulunmaktadır. Bunu, Kur’ân’ı dikkatle ve âyetlerin arka planlarını tedebbür ederek okuyan her mü’min rahatlıkla görebilir.

“Hocam, biz de Kur’ân okuyoruz ama dediğini göremiyoruz” diyorsanız, o zaman İbn Kayyım’ın bu meseleyi nasıl izah ettiğini bilmelisiniz. Şimdi bu önemli iddiayı ispat etmesi için sözü Tevhidî meselelerin piri olan İbn Kayyım’a bırakıyoruz. Allah rahmet etsin o, “Medâricu’s-Sâlikîn” adlı eserinde bu konuyu şu şekilde anlatır:

“Kur’ân’daki her bir âyet (mutlaka) Tevhid içerir, Tevhid’e şahitlikte bulunur ve Tevhid’e davet eder.”

Sonra İbn Kayyım bunu şu şekilde detaylandırır:

“Çünkü Kur’ân:

❶ Ya (bizzat) Allah’ı veya Allah’ın isim, sıfat ve fillerini anlatır. Ki bu “ilme dayalı ve haber vermeye bağlı olan Tevhid”dir. (Rububiyet Tevhidi’dir.)

❷ Ya hiçbir ortağı bulunmayan ve tek olan Allah’a kulluk etmeye, O’nun dışında kulluk edilen her varlığı reddetmeye çağırır. Buna da “iradeye ve talebe dayalı olan Tevhid”dir. (Ulûhiyet Tevhidi’dir.)

❸ Ya emir ve yasaklar verir ve bu emir ve yasaklara itaat etmenin gerekliliğini söyler. Bu da Tevhid’in hakları ve onu kemâle erdiren şeylerdir. (Hukûku’t-Tevhid’dir.)

❹ Ya Allah’ın kendisini birleyen ve kendisine itaat eden kullarına yaptığı ikramlardan, dünyada onların başına gelenlerden ve âhirette bunun karşılığında onlara vereceği mükâfatlardan haber verir. Bu da O’nu tevhid etmenin mükâfatıdır. (Mükâfâtu’t-Tevhid’dir.)

❺ Ya da kendisine şirk koşanlardan, dünyada onların başına gelen belalardan ve âhirette karşılaşacakları azaptan söz eder. Bu da Tevhid’in dışına çıkanların durumlarını bildirmedir. (Cezâu’t-Tevhid’dir.)

Dolayısıyla Kur’an’ın tamamı; Tevhid, Tevhid’in hakları, Tevhid’in mükâfatı, şirk, şirk ehlinin durumu ve onların azapları hakkındadır…”[1]

Bir insan İbn Kayyım’ın bu müthiş tespitini okuduktan sonra Kur’ân’ı bu bakış açısıyla yeniden gözden geçirdiğinde –vallahi– hakikaten de onun her bir âyetinin tamamen Tevhid’den bahsettiğine şahit olmaktadır.

İşte bu, Allah katında Tevhid’in ne kadar önemli bir mesele olduğunu göstermesi açısından çok önemlidir. Allah için söyleyin, bunu anlayan birisinin Tevhid’i basite alması düşünülebilir mi?

“Kardeşim, sizin Tevhid’den başka bildiğiniz bir şey yok mu?” diyenler, keşke bunu anlasalardı!


[1] Medâricu’s-Sâlikîn, 3/450

Görsel kart21 görüntülenme

İlgili içerikler

Notlarım

Yer imleri, notlar ve kaldığınız yer yalnızca bu tarayıcıda tutulur; sunucuya gönderilmez. Tarayıcı verisi silinirse kaybolur.