O (takva sahipleri), gayba iman eder, namazı dosdoğru kılar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.(2/Bakara, 3)

Muhtelif 2 dk okuma 11 görüntülenme

Mescidlerin İnşa Gâyesi Nedir?

Birçoğumuz belki mescidlerin inşa edilmesindeki temel gâyenin içerisinde bir takım ibadet eylemleri gerçekleştirmek olduğunu zanneder. Evet, bu da tartışmasız önemli bir gâyedir; ama mescidlerin yapılmasındaki en temel ve en önemli gâye değildir.

Böyle deyince “o zaman mescidlerin inşa edilmesindeki en temel gâye nedir?” sorusu doğal olarak kendisini ortay atıyor.

Sahiden nedir mescidlerin inşa edilmesindeki en temel gâye?

Kur’ân bu soruya o kadar net bir cevap veriyor ki, bu cevap belki de birçoğumuzun gözünden kaçmaktadır. Hemen Hac Sûresi 26. âyete gidiyor ve Rabbimiz’in bu konuda ne dediğini okuyoruz:

وَاِذْ بَوَّأْنَا لِاِبْرٰهيمَ مَكَانَ الْبَيْتِ اَنْ لَا تُشْرِكْ بي شَيْـًٔا وَطَهِّرْ بَيْتِيَ لِلطَّٓائِفينَ وَالْقَٓائِمينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ

“Hani biz ‘Hiçbir şeyi bana şirk koşma ve tavaf edenler, kıyamda duranlar, rükû ve secde edenler için evimi (maddi-manevi her türlü pislikten) temizle’ diye İbrahim’e Kâbe’nin yerini göstermiştik.”

Evet, yanlış okumadınız!

Rabbimiz bu âyetinde İbrahim aleyhisselam’a Allah’a şirk koşmaması için Kâbe’yi yapmasını emrettiğini söylemektedir.

Bu gerçekten de bilmemiz gereken çok önemli bir husustur.

İmam Müberrid rahimehullah bu âyete şöyle mana vermiştir, önemine binaen naklediyorum:

كَأنَّهُ قِيلَ لَهُ وحِّدْنِي في هَذا البَيْتِ لِأنَّ مَعْنى لا تُشْرِكْ بِي: وحِّدْنِي ﴿وطَهِّرْ بَيْتِيَ﴾ مِنَ الشِّرْكِ وعِبادَةِ الأوْثانِ

“İbrahim aleyhisselam’a sanki: ‘Beni bu evde tevhid et’ denil(mek isten)miştir. Çünkü ‘Bana şirk koşma’ demek, ‘Beni tevhid et’ anlamındadır. ‘Evimi temizle’, yani evimi şirkten ve putlara ibadet edilmesinden temizle.” [1]

Başka müfessirler de buna benzer şeyler söylemişlerdir; dileyenler tefsirlere bakabilirler.

Demek ki, bir mescidi yapmanın en temel ve en öncelikli gâyesi; o mescidde Tevhidi ikame etmek ve onun zıddı olan şirki reddetmektir. İşte bu, Allah’ın, mescidlerin yapılmasında bizden istediği en önemli gâyedir. Bu olmadan bir mescide “Allah’ın mescidi” denilemez.

İşte, eğer bir mescid bu gâyeye hizmet ediyorsa, orası tıpkı Kâbe gibi değerli bir mesciddir. Ancak eğer bir mescid bu gâyeye hizmet etmiyor, bilakis şirkin yayılmasında adeta bir “üs” görevi görüyorsa, o mescid Allah’ın istediği, arzu ettiği, onayladığı bir mescid değildir.

Şimdi mukayese yapmamızı sağlayacak en önemli soru geliyor:

 Acaba günümüz mescidleri bu gâyelerle mi yapılıyor?  İçersinde Allah tevhid edilsin, şirk reddedilsin diye mi inşâ ediliyor? Yoksa şirk daha çok kökleşsin ve kendisine meşruiyet kazansın diye mi?

İşte bu sorulara cevap bulduğumuzda günümüz mescidlerinin gerçek fonksiyonunu anlayacak; bu mescidlerin gerçekten Allah için yapılan mescidler olup-olmadığına karar vereceğiz.

Bu konuda Cin Sûresinde geçen şu âyeti de hatırlamakta fayda var. Bu âyet de mescidlerde Tevhidin ikame edilmesi gerektiğini ortaya koyuyor:

وَاَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلّٰهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللّٰهِ اَحَداً

 “Mescidler Allah’ındır. O halde (oralarda) Allah’la birlikte hiçbir kimseye dua etmeyin.” (Cin, 18)


[1] Bkz. Fethu’l-Kadîr, 2/128

Görsel kart11 görüntülenme

İlgili içerikler

Notlarım

Yer imleri, notlar ve kaldığınız yer yalnızca bu tarayıcıda tutulur; sunucuya gönderilmez. Tarayıcı verisi silinirse kaybolur.