Allah, iman edip salih amel işleyenlere, onlar için bağışlama ve büyük bir ecir vadetmiştir.Mâide Suresi, 9. Âyet

Muhtelif 1 dk okuma 5 görüntülenme

Müşrik Birisine “Kardeş” Demek Caiz Midir?

“Kardeşlik” diye tercüme etmekte olduğumuz “uhuvvet” kelimesinin bir sözlük, bir de ıstılahî anlamı vardır:

Sözlük anlamı, “iki taraf arasını gerek soy, gerek kabile, gerek din, gerekse bir başka sebeple birbirine sıkıca bağlayan bağ” demektir.

Istılahî anlamı ise, “aynı inanç esaslarına iman eden Tevhid ehli kimseler arasında Allah’ın kurduğu özel bağ” demektir.

Özellikle kelimenin sözlük olarak tanımından anlaşılacağı üzere insanları birbirine bağlayan her türlü bağa “kardeşlik” denilir. Bu açıdan gerek soy, gerek kabile, gerekse hemşehrilik gibi bağlarla birbirine bağlanan kimseler –inançları farklı dahi olsa– kardeş sayılırlar.

Yüce Kitabımız’da da bu kelime bu anlam göz önüne alınarak kullanmıştır. Mesela Hud Sûresi 50. âyette Hud aleyhisselam’ın müşrik olan kavmiyle “kardeş” olduğu ifade edilmiştir. Rabbimiz şöyle buyurur:

وَإِلَى عَادٍ أَخَاهُمْ هُودًا

“Âd kavmine de kardeşleri Hud’u gönderdik…”

Aynı şey ilerleyen âyetlerde başka peygamberler için de söz konusu edilmiştir.

Şimdi soruyoruz: Hud peygamberle müşrik olan kavmi dinî anlamda kardeş miydi?

Elbette ki hayır! Zira onlardan birisi Allah’ın en sevdiği peygamberlerden iken, diğerleri şirkin öncüsü olan müşrik kimselerdi. Mü’min ile müşrik din açısından nasıl kardeş olabilir?! O zaman onunla kavmi arasında Allah’ın bahsetmiş olduğu bu kardeşlik kavim veya akrabalıktan kaynaklanan bir kardeşliktir; bu kesinlikle dinden kaynaklanan bir kardeşlik değildir. Zira –dediğimiz gibi– onlar şirkin öncüleri, putperestliğin ve peygamber düşmanlığının simge isimleriydi. Nasıl olurdu da bir peygamberle dinî anlamda kardeş olabilirlerdi! Ama eğer Allah onlara kardeş demişse, o zaman bunun başka bir anlamı vardır. O da kan bağı veya hemşehrilikten kaynaklanan bir kardeşliktir.

Bu açıdan bakıldığında –kan bağı veya hemşerilik kast edildiği sürece– bizim toplumumuzdaki şirk ehli kimselere de  “kardeş” denilmesinde bir beis yoktur. Bu inşallah caizidir. Ancak şunu hiçbir zaman aklımızdan ve gönlümüzden çıkarmamamız gerekir ki, Allah’a şirk koşan bir insanla biz –aynı ana ve babadan dünyaya gelmiş olsak bile– asla akide kardeşi olamayız! Bu bizim inancımız, gönlümüzü verdiğimiz akidemizdir. Bundan asla ödün vermememiz gerekir.

Görsel kart5 görüntülenme

İlgili içerikler

Notlarım

Yer imleri, notlar ve kaldığınız yer yalnızca bu tarayıcıda tutulur; sunucuya gönderilmez. Tarayıcı verisi silinirse kaybolur.