Rasulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, günah işlediğimizde Allah’ın bizi bağışlamasına vesile olan çok güzel ve ümit verici bir amelden bahsetmektedir. Bu amel, “Tevbe Namazı”dır.
Bu namaz, unutulmaya yüz tutmuş sünnetlerden birisidir.
Acaba sen bu namazı kılarak ölmüş bir sünneti ihyâ etmek istemez misin?
“Benden sonra sünnetimden kaldırılan bir sünneti kim ihya edip ortaya çıkarırsa ona, o sünnetle amel edenler kadar sevap vardır. Amel edenlerin sevapları da hiç eksiltilmez.”( Tirmizî, 2677)
Şimdi sana bu namazla alakalı iki hadis zikredeceğim:
1- Rasulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
مَا مِنْ عَبْدٍ يُذْنِبُ ذَنْبًا فيحسن الطهور ثُمَّ يقوم فيصلى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ يستغفر الله إِلَّا غَفَرَ اللهُ لَهُ
“Bir kul bir günah işler, akabinde güzelce abdest alır sonra da hemen kalkıp iki rekât namaz kılar ve Allah’tan bağışlanma dilerse, Allah mutlaka onu bağışlar.”
Rasulullah sallallâhu aleyhi ve sellem devamla: “Onlar ki, çirkin bir iş yaptıkları yahut nefislerine zulmettikleri zaman hemen Allah’ı hatırlayıp günahlarının bağışlanmasını isterler…” ayetini sonuna kadar okudu. (Ebu Dâvud ve Tirmizî)
2- Rasulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurur:
مَا أَذْنَبَ عَبْدٌ ذَنْبًا ثُمَّ تَوَضَّأَ فَأَحْسَنَ الْوضُوءَ، ثُمَّ خَرَجَ إِلَى بِرَازٍ مِنَ الْأَرْضِ فَصَلَّى فِيهِ رَكْعَتَيْنِ، وَاسْتَغْفَرَ اللهَ مِنْ ذَلِكَ الذَّنْبِ إِلَّا غَفَرَ اللهُ لَهُ
“Bir kul bir günah işler, ardından güzelce abdest alır sonra da bir açık bir alana gidip orada iki rekât namaz kılar ve o günahı için Allah’tan bağışlanma dilerse, Allah mutlaka onu bağışlar.” (Şuabu’l-Îman, 6679.)
Tevbe namazının faziletine dair bu iki rivayetin haricinde de rivayetler vardır.
İşlenilen her günahtan dolayı ivedilikle tevbe etmek tüm ulemanın ittifakı ile farzdır. İvedilikli demek: Günahın hemen akabinde, peşi sıra, ara vermeksizin ve bekleme yapmaksızın tevbe etmek demektir. İnsan eğer tevbe etmeyi geciktirirse, geciktirmesinden dolayı ayrıca bir hata daha işlemiş olur. Zira tevbenin geciktirilmesinde ölümün ne zaman geleceği belli olmadığı için, Allah’ın huzuruna günahkâr olarak gitme tehlikesi vardır. Tevbenin hemen yapılması gerektiğinin en güçlü delili Rabbimizin şu ayetidir:
“Allah’ın kabul edeceği tevbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden tevbe edenlerin tevbesidir; işte Allah bunların tevbesini kabul eder; Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir. Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da içlerinden birine ölüm gelip çatınca ‘ben şimdi tevbe ettim’ diyen ve kâfir olarak ölenler için (kabul edilecek) tevbe yoktur. Onlar için acı bir azab hazırladık.” (Nisâ, 17, 18)
Bu nedenle kardeşlerimize günah işlemelerinin hemen akabinde tevbe etmelerini öğütlüyor ve bu tevbelerinin kabul edilmesi için de “Tevbe Namazı” kılmalarını tavsiye ediyoruz.
