Rabbimiz buyurur ki:
قَالُٓوا اِنْ يَسْرِقْ فَقَدْ سَرَقَ اَخٌ لَهُ مِنْ قَبْلُ فَاَسَرَّهَا يُوسُفُ في نَفْسِه وَلَمْ يُبْدِهَا لَهُمْ قَالَ اَنْتُمْ شَرٌّ مَكَاناً وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا تَصِفُونَ
“(Yusuf’un kardeşleri) dediler ki: ‘Şayet o çalmış bulunuyorsa, bundan önce onun kardeşi de çalmıştı!’ Yusuf, bu (iftirayı) kendi içinde saklı tuttu, bunu onlara açıklamadı (ve içinden): ‘Siz daha kötü bir konumdasınız. Sizin düzmekte olduklarınızı Allah daha iyi bilir’ dedi.” (Yusuf, 77)
Görüldüğü üzere Yusuf aleyhisselam burada kendisine çok ağır bir suçlamada bulunan öz kardeşlerinin iftiralarına “Hayır, ben öyle değilim!” diyerek hemen cevap verme yolunu seçmemiş, kendisini o an için savunma derdine düşmemiştir. Çünkü onun o an için savunmaya girişmesi, olayın gereği gibi anlaşılmasına engel olacak ve bazı yanlış anlaşılmaları da beraberinde getirecekti.
Hikmet timsali Yusuf aleyhisselam; fıkhı, basireti ve engin sabrıyla bu iftiraya “zamanın” cevap vermesini beklemiştir. Ve en uygun zaman gelince bu cevabı onlara en kuvvetli şekliyle verecektir.
Bazen sizin de hakkınızda su-i zanlar yapılabilir.
Bazen yapmadığınız bir şey sanki yapmışınız gibi lanse edilebilir.
Birileri çıkar, sizinle alakalı gerçek dışı şeyler dile getirebilir.
Bazen de inanmadığınız şeyler inanıyormuşsunuz gibi dillendirilebilir…
Tüm bunlar olabilecek şeylerdir, ama her şeye cevap yetiştirmek ne mümkün! O halde böylesi bir durumda Yûsufî bir tavır sergilemeniz, Yûsufî bir sukutla cevap vermeniz gerekmektedir.
Şu sosyal medya ne acayip bir mecrâ!
Adam çıkıyor sizi bilmediği, tanımadığı ve hiç konuşmadığı halde hakkınızda bir şeyler söyleyebiliyor.
Adam çıkıyor hiç söylemediğiniz, yapmadığınız, yazmadığınız ve hatta inanmadığınız şeyleri size nispet edebiliyor.
Şimdi, bunların hangi birine cevap verecek, hangisine cevap yetiştireceksiniz?
Bence böylesi durumlarda Yûsuf aleyhisselam’ın tavrını kendinize örnek almalı ve her iftiraya cevap yetiştirme derdinde olmamalısınız.
Siz kendinizden eminseniz, zaman onlara gereken cevabı verecektir.
Hem de en güzel şekliyle…
