İbn Kayyım rahimehullah’ın harika bir tespiti var; bunu sizinle paylaşmak ve üzerinde bazı örnekler zikrederek onu daha iyi anlaşılır bir hâle getirmek istiyorum. Umarım faydalı olur.
O der ki:
“Ameller/yapılan işler (onu yapan üzerinde) bir takım vasıflar ve huylar bırakır.”[1]
Bu söz gerçekten çok önemli ve üzerinde ciddiyetle durulması, düşünülmesi gereken bir sözdür. Kısadır; ama çok anlamlıdır. Bu sözü güzelce anlamak için detaylı izâhatlar yapılabilir; ancak ben bunun yerine birkaç örnek vererek mana üzerinde yoğunlaşmayı size bırakacağım. Sizler mezkûr söz düşünerek kendinize dersler çıkarabilirsiniz.
Şimdi örneklerimize geçebiliriz:
1-) Mesela adam nefsine yenik düşerek ve tutar birisinin malını çalar, ancak gün gelir bu yaptığı açığa çıkar ve bundan sonra artık “hırsız” olarak vasıflandırılır.
2-) Adam nefsinin iğvâlarına kapılarak tutar birisinin emanetine ihanet eder, ancak bu yaptığı günün birinde ifşa olur ve bundan böyle artık “hâin” olarak anılır.
3-) Adam tutar birisinin karısına, kızına yan gözle bakar veya bir vesileyle iletişim kurar, yazar, yazışır, mesaj atar, konuşur… Lakin bu yaptığı gün gelir deşifre olur, sonrasında adama “namussuz” vasfı verilir.
4-) Adam kendini yormayı sevmediği için yapmaması gereken yerde tembellik yapar ve bunu âdet haline getirir; sonra bu yaptığı insanlar arasında yaygınlık kazanır da bir süre sonra ona “tembel” vasfı etiketlenir.
Bunlar meseleyi zihinlerde canlandırmak için verilmiş birkaç örnektir; siz bunlara onlarcasını daha ekleyebilirsiniz.
İyi işler için de aynı şeyleri söyleyebiliriz.
1-) Mesela adam nefsini yenerek cömertlik yapmaya başlar, gün geçer bu yaptığı insanlar arasında duyulur ve bir süre sonra adama “cömert” vasfı verilir.
2-) Adam insanların yapageldiği kötülüklere dur demeyi kendine vazife bilir, onlarla bir araya geldiğinde iyiliği emretmeye, kötülükten sakındırmaya gayret eder, zamanla bu vasfı beynennâs yaygınlık kazanır ve en sonunda ona “nasihatçi” denilir.
3-) Adam hayır-hasenat işlerinde koşuşturur, bu noktada gayretkâr olur, gün geçer insanlar ona “yardımsever” vasfını verir.
4-) Adam nefsine zor gelmesine rağmen tüm işlerde gayretli davranır, tez canlılık gösterir, çabalar; bir zaman sonra ona “çalışkan” vasfı verilir.
Bu noktada daha onlarca örnek zikretmek mümkündür.
İşte, gerek kötü işler olsun gerekse iyi işler, yapılan her amelin ve her işin insanda bıraktığı bir takım vasıfları vardır. Bunu böyle bilmemiz gerekir. O nedenle, bir iş veya bir amel yapacağında –ki bunun iyi veya kötü olması fark etmez– öncesinde dur bir düşün. Onun sana kazandıracağı vasıfları dikkatlice değerlendirmeye tâbi tut. Eğer sonuç olarak getireceği vasfa şimdiden razı olacaksan o ameli yap. Ama getireceği vasfa rıza gösteremeyeceksen, ondan uzak dur. Göreceksin bu sana çok şey kazandıracaktır.
Ayrıca İbn Kayyım’ın “Ameller/yapılan işler (onu yapan üzerinde) bir takım huylar bırakır” cümlesi üzerinde de durmak gerekir. Bu cümle de çok önemlidir. Çünkü insan yapmış olduğu bir işle anılmaya başladı mı, artık onu sürdürmeye devam etmesi kaçınılmazdır. Kolay kolay onu bırakamaz. “Adım çıkmış dokuza, inmez sekize” diyerek yapmış olduğu o şeyi kanıksar, benimser. Bu da onda o vasfın artık huya dönüşmesini sağlar.
İşte bunlar bu kısacık sözün düşündürdükleri…
Rabbim bu sözü güzelce anlayıp amel etmeyi nasip etsin.
[1] el-Fevâid, sf. 183
