“Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin. Ve onu sabah, akşam tesbîh edin” (Ahzab-41,42)

RASÛLULLAH’IN ÇOCUKLARA İLK ÖĞRETTİĞİ AYETLER


R

asûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem  gerek ailesindeki küçüklere, gerekse etrafındaki diğer çocuklara ilk olarak çok dikkat çekici ve bizlere adeta mesaj verici bir ayeti ezberletir, öğretirdi. Bu ayetler, en öz ve net biçimde tevhidi vurgulayan, Allah’ın eş ve çocuk edinmediğini ifade eden ve Allah’ın bütün kâinatta yegâne hâkim, tek otorite olduğunu ortaya koyan ayetlerdir. Şu rivayetlere bir göz attığımızda Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ’in tevhid konusunda ne kadar hassas davrandığını, bu konuya ne denli önem verdiğini çok rahat bir şekilde görebiliriz.

İbn-i Ebî Şeybe’nin “el-Musannef” adlı eserinde[1] şöyle geçer: Abdu’l-Muttalip ailesinden bir çocuk güzelce konuşmaya başlayınca Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem  ona yedi kere şu ayeti okutur, öğretirdi:

وَقُلِ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِيٌّ مِنَ الذُّلِّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا

“De ki: Hamd, hiçbir çocuk edinmeyen, hâkimiyette ortağı olmayan, âcizlikten dolayı bir yardımcıya ihtiyacı bulunmayan Allah’a mahsustur. Sen O’nu tekbir ile yücelt.” (İsrâ Suresi, 111)

Bazı rivayetlerde[2] Furkan Suresi’nin başı olan şu ayetleri öğrettiği de nakledilmiştir:

تَبَارَكَ الَّذِي نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلَى عَبْدِهِ لِيَكُونَ لِلْعَالَمِينَ نَذِيرًا  الَّذِي لَهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ فَقَدَّرَهُ تَقْدِيرً

“Âlemlere bir uyarıcı olsun diye kulu (Muhammed’e) Furkânı indiren Allahın şanı ne yücedir! O Allah ki, göklerin ve yerin hâkimiyeti/egemenliği kendisine ait olandır. Çocuk edinmemiştir. Hâkimiyetinde hiçbir ortağı da yoktur. O, her şeyi yaratmış ve yarattığı o şeyleri bir ölçüye göre takdir etmiştir.” (Furkan Suresi, 1, 2)

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ’in küçücük beyinlere nakşettiği bu ayetlerden ne yazık ki bu günün nice büyükleri habersiz yaşamaktalar. O, küçücük çocuklara bile Allah’ın tek hâkim ve otorite olduğunu, yerde ve gökte O’ndan başka söz sahibi bir varlığın olamayacağını öğretiyor ve bu hakikati gönüllere nakşetmek için ayetler ezberletiyordu.

Peki ya biz ne yapıyoruz?

Biz de çocuklarımıza veya çocuklarımızın çocukları olan torunlarımıza bu hakikatleri öğretiyor muyuz?

Ne yazık ki, bu sorumluluğu yerine getirmiyor, çocuklarımıza bu gerçekleri öğretmiyoruz. Hatta bırakın onlara öğretmeyi, kendimiz bile bu gerçekleri gereği gibi bilmiyoruz.

Oysa bu ve benzeri gerçekler bir babanın yavrularına öğretmesi ve belletmesi gereken ilk bilgilerdir. Eğer babalar yavrularına bu gerçekleri belletmezlerse onlara, yavrularımızı ellerine teslim ettiğimiz dinsiz, imansız adamlar mı belletecek?

Şayet bizim babalarımız bizlere Allah’ın bu ayetlerini öğretip anlatsalardı, sanırım bu günkü halde olmaz ve Rabbimize bu konularda şirk koşmazdık. Ama gelin görün ki, toplumumuz bu noktada çok büyük bir yanılgının içinde yüzmektedir.

Peygamber Efendimizden çok önceleri yaşayan ve son derece hikmetli bir kul olan Lokman aleyhisselâm da çocuğuna ilk olarak tevhîdi öğütlemiş ve hiçbir şekilde Allah’a şirk koşmaması gerektiğini diğer tüm nasihatlerden önce zikretmiştir. Rabbimiz onun bu nasihatlerini bize şöyle bildirir:

“Hani bir zamanlar Lokman, oğluna öğüt vererek: ‘Yavrucuğum! Sakın ha Allah’a şirk koşma! Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür’ demişti…

 Lokman aleyhisselâm öğütlerine şöyle devam eder:

“Yavrucuğum! Yaptığın iş (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa yine de Allah onu (senin karşına) getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır. Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir.  Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah, hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez. Yürüyüşünde tabiî ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!” (Lokman Suresi, 13-19)

Biz Müslümanların da gerek peygamberlerin, gerekse diğer salih kulların yoluna uyarak tevhid içerikli bu ve benzeri ayet ve hadisleri çocuklarımıza öğretmesi, bunların ne anlama geldiği hakkında onlara bilgi vererek sağlam bir İslam akidesinin temellerini oluşturması gerekmektedir.

 

Faruk Furkan

(Lâ İlâhe İllallâh Ne Demek Biliyor musun?

adlı eserden alıntılanmıştır.)

 

 

 



[1] Bkz. 3517 numaralı rivayet.

[2] Bkz. Tefhîmu’l-Kur’ân, 3/572.

Okunma Sayısı:4688