Bir alim, anlattıklarıyla amel etmek zorunda mıdır?
Amel edemediği şeyleri anlatamaz mı?
Bakın, bir alimin iki tane görevi vardır:
Bunlardan birisi, Hakkı ve doğru olan bilgiyi beyan etmek, insanlara ulaştırmak.
Biri de anlattığı şeyle amel etmek.
İki tane sorumluluk, iki tane vazifesi var alimin.
Biri hakkı anlatmak, bir de hakla amel etmek.
Diyelim ki, bu alimimiz
bir sebebe binaen anlattığı şeyle amel edemedi.
Amel edemedi diye onu anlatmayacak mı?
Alimler diyor ki hayır! Anlatacak. Amel edemese de anlatacak.
Çünkü alimin iki sorumluluğu var ya, eğer ille de amel ettiğim şeyleri ben anlatmalıyım derse, amel edemediklerini anlatmazsa, o zaman hakkı beyan etme sorumluluğundan kaçınmış ve Allah’ın ona yüklemiş olduğu tebliğ ve davet vazifesini ihmal etmiş olur.
O nedenle amel edemese de alimler anlatacaktır. Her ne kadar
amel etmediği şeyi anlatması çok tesir etmese de, asıl tesir amel ettiği şeyler de olsa da, alimler hakkı insanlara ulaştırma noktasında mecbur bildiklerini anlatacaklardır.
Bizim biraz önce anlattığımız, hani insanlara iyiliği emreder de,
kendi nefsinizi unutur musunuz ayeti, amel etmeyenlerle alakalı,
amel edemeyenlerle değil. Arasında fark var.
Bir alim Rabbani bir alimse, amel edemese de hakkı anlatır. Ama anlattığı şeylerle amel etmesi gerektiğini bilir.
Bir maniden dolayı ya da bir gafletinden dolayı amel edememiştir.
Amel edememek ayrı,
Amel etmemek ayrıdır.
Allah’ın kınadığı,
o kötü alimlerdendir dediği insanlar,
amel etmeyenlerdir.
Burada ise, alim amel edememiştir. Mesela, diyelim ki bir alim, hafız değil,
ama etrafında pırlanta gibi gençler var. Şimdi kendisi hafız olmadığı için etrafındaki o pırlanta gibi gençlere hafız olun, diyemeyecek mi? Diyecek, Demeli!
Her ne kadar kendisi amel edememiş olsa da, hafız olamamış olsa da,
pırlanta gibi gençleri doğruya yönlendirmeli.
Mesela bir alim, diyelim ki uyku problemi var. Gece namazına kalkamıyor. Gece kıyamı yapamıyor. Ben gece namazına kalkamıyorum diye,
etrafındaki insanlara gece namazına kalkın demeyecek mi? Diyecek, Demeli.
Her ne kadar kendisiyle amel edemese de, bunu insanlara beyan etmelidir. Burası çok önemli. Bakın, meselenin karıştırıldığı noktadır. Alimlerin iki sorumluluğu var: Biri, hakkı beyan etme sorumluluğu, bir de anlattıkları bir hakla amel etme sorumluluğu.
Birisiyle amel edemiyorlar diye, öbürünü de terk ederlerse iki günaha girerler.
#islamic #islam #ibrahimgadban
Amel edemediği şeyleri anlatamaz mı?
Bakın, bir alimin iki tane görevi vardır:
Bunlardan birisi, Hakkı ve doğru olan bilgiyi beyan etmek, insanlara ulaştırmak.
Biri de anlattığı şeyle amel etmek.
İki tane sorumluluk, iki tane vazifesi var alimin.
Biri hakkı anlatmak, bir de hakla amel etmek.
Diyelim ki, bu alimimiz
bir sebebe binaen anlattığı şeyle amel edemedi.
Amel edemedi diye onu anlatmayacak mı?
Alimler diyor ki hayır! Anlatacak. Amel edemese de anlatacak.
Çünkü alimin iki sorumluluğu var ya, eğer ille de amel ettiğim şeyleri ben anlatmalıyım derse, amel edemediklerini anlatmazsa, o zaman hakkı beyan etme sorumluluğundan kaçınmış ve Allah’ın ona yüklemiş olduğu tebliğ ve davet vazifesini ihmal etmiş olur.
O nedenle amel edemese de alimler anlatacaktır. Her ne kadar
amel etmediği şeyi anlatması çok tesir etmese de, asıl tesir amel ettiği şeyler de olsa da, alimler hakkı insanlara ulaştırma noktasında mecbur bildiklerini anlatacaklardır.
Bizim biraz önce anlattığımız, hani insanlara iyiliği emreder de,
kendi nefsinizi unutur musunuz ayeti, amel etmeyenlerle alakalı,
amel edemeyenlerle değil. Arasında fark var.
Bir alim Rabbani bir alimse, amel edemese de hakkı anlatır. Ama anlattığı şeylerle amel etmesi gerektiğini bilir.
Bir maniden dolayı ya da bir gafletinden dolayı amel edememiştir.
Amel edememek ayrı,
Amel etmemek ayrıdır.
Allah’ın kınadığı,
o kötü alimlerdendir dediği insanlar,
amel etmeyenlerdir.
Burada ise, alim amel edememiştir. Mesela, diyelim ki bir alim, hafız değil,
ama etrafında pırlanta gibi gençler var. Şimdi kendisi hafız olmadığı için etrafındaki o pırlanta gibi gençlere hafız olun, diyemeyecek mi? Diyecek, Demeli!
Her ne kadar kendisi amel edememiş olsa da, hafız olamamış olsa da,
pırlanta gibi gençleri doğruya yönlendirmeli.
Mesela bir alim, diyelim ki uyku problemi var. Gece namazına kalkamıyor. Gece kıyamı yapamıyor. Ben gece namazına kalkamıyorum diye,
etrafındaki insanlara gece namazına kalkın demeyecek mi? Diyecek, Demeli.
Her ne kadar kendisiyle amel edemese de, bunu insanlara beyan etmelidir. Burası çok önemli. Bakın, meselenin karıştırıldığı noktadır. Alimlerin iki sorumluluğu var: Biri, hakkı beyan etme sorumluluğu, bir de anlattıkları bir hakla amel etme sorumluluğu.
Birisiyle amel edemiyorlar diye, öbürünü de terk ederlerse iki günaha girerler.
#islamic #islam #ibrahimgadban
