0:00 Ey Mübarek Reçete!
Farz edin ki doktora gittiniz. Doktor sizin hastalığınızı tespit etti. Sizde bir hastalık var. Size dedi ki şu şu şu ilacı alacaksın. Şu saatlerde şu kadar miktarda kullanacaksın. Bir ay demez senin hastalığın geçer iyileşirsin. Sana reçeteyi yazacak eline verecek. Eskiden öyleydi şimdi e reçete yapıyorlar onu da göremiyoruz da. Şimdi reçeteyi alıyoruz biz kardeşlerim. Bizim Kur’an okuyuşumuzu anlatıyorum. Kur’an’a bakışımızı anlatıyorum. Reçeteyi alıyoruz. Güzel bir kabın içine koyuyoruz. Evimizin en güzel köşesine getirip asıyoruz. Sonra her gün oraya gelip diyoruz ki Ey mübarek reçete Allah seni başımızdan eksik etmesin. İyi ki varsın elhamdülillah. Seni çok seviyoruz. Başımızın tacısın. Evimizin bereketisin. Sen olmasan biz ne yaparız? Sonuç? Sonuç sen hala hastasın. Reçetenin sana fayda vermesi için senin onu alıp duvara asman değil. Senin onu alıp içindekileri okuman ve gereklerini yapman gerekiyordu. Emin olun Kur’an aynı böyle. Müslümanların da şu anda hali bu. Yani Whatsapp’ta durumlara bakmaktan vallahi Kur’an okuyamıyoruz. Gidin Kur’an’larınıza bakın evde. İstisnalar elbette var. Kur’an’larımız toz tutmuş toz. Niye? Çünkü en son Ramazan’da okuduk. Aylardır Kur’an okumuyoruz. Kardeşler ben hayali bir şey konuşmuyorum ha. Müslümanları konuşuyorum. Muhatap olduğum, dertleştiğim, derdini dinlediğim insanların anlattıklarını anlatıyorum ben size. Allah için en son ne zaman Kur’an okudunuz? Yani hatim yaptınız veya bir sureyi aldınız. Bir tefsire baktınız. Allah için kendimizi bir muhasebe edelim. Biz bu işin neresindeyiz? Ne farkımız var şu biraz önce reçeteye adamın yaptığı muameleyle bizim Kur’an’a yaptığımız muamelenin? Ne farkı var? Allah için Kur’an-ı Kerim’e sahabenin yaklaşmış olduğu gibi yaklaşmaya gayret edelim.
Bitiş 1:47
#islam #ibrahimgadban #tevhid
Farz edin ki doktora gittiniz. Doktor sizin hastalığınızı tespit etti. Sizde bir hastalık var. Size dedi ki şu şu şu ilacı alacaksın. Şu saatlerde şu kadar miktarda kullanacaksın. Bir ay demez senin hastalığın geçer iyileşirsin. Sana reçeteyi yazacak eline verecek. Eskiden öyleydi şimdi e reçete yapıyorlar onu da göremiyoruz da. Şimdi reçeteyi alıyoruz biz kardeşlerim. Bizim Kur’an okuyuşumuzu anlatıyorum. Kur’an’a bakışımızı anlatıyorum. Reçeteyi alıyoruz. Güzel bir kabın içine koyuyoruz. Evimizin en güzel köşesine getirip asıyoruz. Sonra her gün oraya gelip diyoruz ki Ey mübarek reçete Allah seni başımızdan eksik etmesin. İyi ki varsın elhamdülillah. Seni çok seviyoruz. Başımızın tacısın. Evimizin bereketisin. Sen olmasan biz ne yaparız? Sonuç? Sonuç sen hala hastasın. Reçetenin sana fayda vermesi için senin onu alıp duvara asman değil. Senin onu alıp içindekileri okuman ve gereklerini yapman gerekiyordu. Emin olun Kur’an aynı böyle. Müslümanların da şu anda hali bu. Yani Whatsapp’ta durumlara bakmaktan vallahi Kur’an okuyamıyoruz. Gidin Kur’an’larınıza bakın evde. İstisnalar elbette var. Kur’an’larımız toz tutmuş toz. Niye? Çünkü en son Ramazan’da okuduk. Aylardır Kur’an okumuyoruz. Kardeşler ben hayali bir şey konuşmuyorum ha. Müslümanları konuşuyorum. Muhatap olduğum, dertleştiğim, derdini dinlediğim insanların anlattıklarını anlatıyorum ben size. Allah için en son ne zaman Kur’an okudunuz? Yani hatim yaptınız veya bir sureyi aldınız. Bir tefsire baktınız. Allah için kendimizi bir muhasebe edelim. Biz bu işin neresindeyiz? Ne farkımız var şu biraz önce reçeteye adamın yaptığı muameleyle bizim Kur’an’a yaptığımız muamelenin? Ne farkı var? Allah için Kur’an-ı Kerim’e sahabenin yaklaşmış olduğu gibi yaklaşmaya gayret edelim.
Bitiş 1:47
#islam #ibrahimgadban #tevhid
