0:00 İnsanların Akidesini Sorgulamak Bidat midir?
Bazı insanlar diyorlar ki, insanların Müslüman mı, kafir mi olduğu noktasında onları imtihana tabi tutmak, onların akidelerini araştırmak bidattir diyorlar. Şimdi bu doğru mu değil mi? Biz bir insanın Müslüman olduğunu açığa çıkarmak için araştırma yapabilir miyiz, yapamaz mıyız? Diyeceğiz ki, bu ifadeyi bu şekilde kullanmak, mutlak şekilde böyle kullanmak doğru değil. Bunu kayıtlandırarak kullanırsan doğru olur. Ne demek istiyorum? Şimdi bizim elimizde Kur’an ve sünnette ve selefin uygulamalarında araştırmayı, insanları imtihan etmeyi, tebeyyün yapmayı emreden deliller var. Bir de imtihan etmeyi, insanları böyle sorgulamayı yasaklayan deliller var. Ne yapacağız? İki tane delil var. Aralarını cem edeceğiz. Diyeceğiz ki, eğer şer’i bir hacet doğmuşsa, gerçekten insanların meseleleri, bize kapalı gelmişse, hakkı ve doğruyu bulamıyorsak, o zaman insanları araştırmak, onlara makul sorular sormak, onları imtihan etmek kesinlikle bidat değildir. Bilakis hem Resulullah’ın yaptığı bir şeydir, hem selefin uyguladığı bir şeydir. Ama ortada şer’i bir gerekçe yokken, bir hacet hasıl olmamışken, keyfi şekilde insanların akidesini sorgulamaya kalkmak, ya da Müslümanların şahitliğinin olduğu yerlerde insanların akidesini sorgulamaya kalkmak, bu da bidattır. Dolayısıyla, insanların akidesini imtihan etmek bidattır demek, mutlak surette doğru bir cümle değil. Kayıt koyacaksın. Diyeceksin ki, kardeşim, ihtiyaç varsa caiz. Ama şer’i bir ihtiyaç yokken, keyfi yaparsan, o zaman caiz değil. O zaman bidat. Bakın, ben bir örnek söyleyeyim. Bir mescide gittiğinizi düşünün. Bu mescid, muvahhidlerin mescidi. Mescidde, Müslümanlar birisini imam tayin ettiler, imam namaz kıldıracak, mihraba yaptılar. İmam namaz kıldıracak, mihraba geçti. Ama sen adamı tanımıyorsun. Şimdi sen dersen ki, ya bu adamın akidesi düzgün mü, değil mi? Ben tanımıyorum. Gideyim de bir sorayım. Aki, sen neye inanıyorsun? Bu bidattır işte. Niye bidattır? Ya Müslümanların şahitliğini şeriat delil kabul etmiş. İki Müslümanın şahitliğiyle bir insan mürted diye öldürülebiliyor ya. Bu kadar Müslümanların şahitliğine değer vermiş Allah. O kadar Müslüman o adamı imam olarak tayin ettiyse oraya, senin gidip de o kadar insanın şehadetini çiğneyip, adama akide sorgulamaya kalkman tabii ki bidattır. Ama öyle bir ortamdayız ki kardeşlerim, namaz kıldıran adamlar layık çıkıyor. Arkasına namaza durmaya kalktığın adamların akidesi çöplük gibi. Ve yüzde doksan böyle çıkıyor. E şimdi böyle bir ortamda ben tabii ki namazımı teslim edeceğim adama veya kızımı vereceğim adama, cenazesini kılacağım adama tabii ki ben sorgulama yapacağım. Bunun neresi bidat? Niye bidat olsun? Bunun delili bu okuduğumuz ayet bir. İkincisi Mumtahine suresinde Allah diyor ki Ey iman edenler! Mümin kadınlar size hicret edenler olarak geldiğinde onları imtihan edin. فَامْتَحِنُوهُنْ İmtihan edin. فَاِنْ عَلِمْتُمُوهُنَّ مُؤْمِنَاتٍ فَلَا تَرْجِعُوهُنَّ اِلَى الْكُفَارِ Onların mümine olduklarını bildiğiniz zaman onları kafirlere teslim etmeyin. Sizin yanınızda kalsınlar. Şimdi bu kadınlar burası çok önemli mümine olarak gelmişler. Buna rağmen Allah diyor ki siz onların mümin olduğunu bildiğiniz zaman nasıl bileceğiz? Sorgulayacağız kadınları. Niye buraya hicret ettin? Sen gerçekten tevhid ehli misin? Kastın ne? Gibi bir takım imtihanlara onları tabi tutacağız ki Resulullah da yapmış bunu. Niye hicret ettin buraya? Koca için mi geldin? Burada biriyle evlenmek için mi geldin? Gerçekten de sormuş. Selef de bunu yapmıştır. Selef de bunu yapmıştır. Selef normalde insanlara İslam muamelesi yapmış İslam devletinde ama ne zamanki Allah’ın sıfatlarını inkar ayyuka çıkmış o zaman insanların zahirleriyle değil bildikleriyle amel etmişler. Hani bidatta insanların itikadını sorgulamak? İhtiyaç oldu mu? Kesinlikle bidat değildir bu.
Bitiş 4:15
#islam #ibrahimgadban #tevhid
Bazı insanlar diyorlar ki, insanların Müslüman mı, kafir mi olduğu noktasında onları imtihana tabi tutmak, onların akidelerini araştırmak bidattir diyorlar. Şimdi bu doğru mu değil mi? Biz bir insanın Müslüman olduğunu açığa çıkarmak için araştırma yapabilir miyiz, yapamaz mıyız? Diyeceğiz ki, bu ifadeyi bu şekilde kullanmak, mutlak şekilde böyle kullanmak doğru değil. Bunu kayıtlandırarak kullanırsan doğru olur. Ne demek istiyorum? Şimdi bizim elimizde Kur’an ve sünnette ve selefin uygulamalarında araştırmayı, insanları imtihan etmeyi, tebeyyün yapmayı emreden deliller var. Bir de imtihan etmeyi, insanları böyle sorgulamayı yasaklayan deliller var. Ne yapacağız? İki tane delil var. Aralarını cem edeceğiz. Diyeceğiz ki, eğer şer’i bir hacet doğmuşsa, gerçekten insanların meseleleri, bize kapalı gelmişse, hakkı ve doğruyu bulamıyorsak, o zaman insanları araştırmak, onlara makul sorular sormak, onları imtihan etmek kesinlikle bidat değildir. Bilakis hem Resulullah’ın yaptığı bir şeydir, hem selefin uyguladığı bir şeydir. Ama ortada şer’i bir gerekçe yokken, bir hacet hasıl olmamışken, keyfi şekilde insanların akidesini sorgulamaya kalkmak, ya da Müslümanların şahitliğinin olduğu yerlerde insanların akidesini sorgulamaya kalkmak, bu da bidattır. Dolayısıyla, insanların akidesini imtihan etmek bidattır demek, mutlak surette doğru bir cümle değil. Kayıt koyacaksın. Diyeceksin ki, kardeşim, ihtiyaç varsa caiz. Ama şer’i bir ihtiyaç yokken, keyfi yaparsan, o zaman caiz değil. O zaman bidat. Bakın, ben bir örnek söyleyeyim. Bir mescide gittiğinizi düşünün. Bu mescid, muvahhidlerin mescidi. Mescidde, Müslümanlar birisini imam tayin ettiler, imam namaz kıldıracak, mihraba yaptılar. İmam namaz kıldıracak, mihraba geçti. Ama sen adamı tanımıyorsun. Şimdi sen dersen ki, ya bu adamın akidesi düzgün mü, değil mi? Ben tanımıyorum. Gideyim de bir sorayım. Aki, sen neye inanıyorsun? Bu bidattır işte. Niye bidattır? Ya Müslümanların şahitliğini şeriat delil kabul etmiş. İki Müslümanın şahitliğiyle bir insan mürted diye öldürülebiliyor ya. Bu kadar Müslümanların şahitliğine değer vermiş Allah. O kadar Müslüman o adamı imam olarak tayin ettiyse oraya, senin gidip de o kadar insanın şehadetini çiğneyip, adama akide sorgulamaya kalkman tabii ki bidattır. Ama öyle bir ortamdayız ki kardeşlerim, namaz kıldıran adamlar layık çıkıyor. Arkasına namaza durmaya kalktığın adamların akidesi çöplük gibi. Ve yüzde doksan böyle çıkıyor. E şimdi böyle bir ortamda ben tabii ki namazımı teslim edeceğim adama veya kızımı vereceğim adama, cenazesini kılacağım adama tabii ki ben sorgulama yapacağım. Bunun neresi bidat? Niye bidat olsun? Bunun delili bu okuduğumuz ayet bir. İkincisi Mumtahine suresinde Allah diyor ki Ey iman edenler! Mümin kadınlar size hicret edenler olarak geldiğinde onları imtihan edin. فَامْتَحِنُوهُنْ İmtihan edin. فَاِنْ عَلِمْتُمُوهُنَّ مُؤْمِنَاتٍ فَلَا تَرْجِعُوهُنَّ اِلَى الْكُفَارِ Onların mümine olduklarını bildiğiniz zaman onları kafirlere teslim etmeyin. Sizin yanınızda kalsınlar. Şimdi bu kadınlar burası çok önemli mümine olarak gelmişler. Buna rağmen Allah diyor ki siz onların mümin olduğunu bildiğiniz zaman nasıl bileceğiz? Sorgulayacağız kadınları. Niye buraya hicret ettin? Sen gerçekten tevhid ehli misin? Kastın ne? Gibi bir takım imtihanlara onları tabi tutacağız ki Resulullah da yapmış bunu. Niye hicret ettin buraya? Koca için mi geldin? Burada biriyle evlenmek için mi geldin? Gerçekten de sormuş. Selef de bunu yapmıştır. Selef de bunu yapmıştır. Selef normalde insanlara İslam muamelesi yapmış İslam devletinde ama ne zamanki Allah’ın sıfatlarını inkar ayyuka çıkmış o zaman insanların zahirleriyle değil bildikleriyle amel etmişler. Hani bidatta insanların itikadını sorgulamak? İhtiyaç oldu mu? Kesinlikle bidat değildir bu.
Bitiş 4:15
#islam #ibrahimgadban #tevhid
