0:00 Râbıta Yapmayı Allah mı Emretti?
Şimdi bazı tasavvuf camiası, bazı sufi meşrepli hocalar bu ayete “Ey iman edenler, rabıta yapın” diye mana veriyor.
Ya ayete böyle mana veriyorlar ya da “Ayet buna delalet eder, ayetin manalarından birisi de budur” diyorlar.
Vallahi ve vallahi, bu, Allah’ın ayetini saptırmaktır!
Bu, kelimenin tam manasıyla dalalettir sapkınlıktır, haddi aşmaktır, Kur’an’ı tahriftir!
Yahudilerin Tevrat’a yaptığının bir benzerini Kur’an-ı Kerim’e karşı yapmaktır!
Allah’ın demediğini dedirttirme çabasıdır!
Ya, hangi selef imamı söylemiş, hangi sahabe söylemiş “رَابِطُوا” kelimesini “Rabıta yapın” diye?
Kim söylemiş? Bir tane bize alim getirin! Bir tane bize selef imamı getirin!
Kim demiş bunu?
Hangi sahabe, hangi tabiin? Ebu Hanife mi, İmam Şafii mi? Kim söylemiş?
Vallahi bu tahriftir!
Bakın, bazı tasavvufçuların ayete verdiği bu manaya ayetin delaleti yüzde sıfırdır!
Yüzde sıfır nokta bir bile değil yani.
Bu kadar uzaktır ayetin manasından.
Dolayısıyla, bir insan bile bile ayete bu manayı verirse kesinlikle Kur’an’ı tahrif etmiş olur.
Kardeşler, rabıta, tasavvufçuların kendi tanımlarına göre söyleyeyim: “Yakine ulaşmış, müşahede makamına çıkmış, kamil bir mürşidi hayale alıp, kalbi ona bağlamak ve onun kalbinden ilim, sevgi, mahabbet, feyiz ve nur almaktır.”
Rabıta budur.
Ve bunun bir ritüeli vardır, bir şekli vardır.
Onu da maddeler halinde zikredeyim, en azından malumat sahibi olalım.
Birincisi, onların en tercih ettiği görüşe göre mürşidi kamilden el almak.
Yani bir tarikata mensup olmak, bir mürşidi kamile bağlanmaktır.
Mürşidi kamile bağlanmadan yapılan rabıtalar onların nazarında eksiktir.
Tam bir rabıta için evvela bir el almak lazım.
İki, abdestliyken rabıta yapmak lazım. bdestsiz yaparsan eksik olur.
Üç, bazıları söylüyor bunu, kapıyı kilitlemek lazım.
Yani yanında kimselerin olmaması lazım.
Ta ki şeyhinle tam bir irtibat kurabilesin.
Dördüncüsü, ortamı karartmak lazım.
Yine bazılarının tercihine göre.
Beşincisi, ters teverrük oturuşu yapmak lazım.
Altıncısı, gözleri yummak lazım.
Yedincisi de, mürşidin suretini zihinde canlandırmak lazım.
Bu yedi madde, rabıtanın yapılış şeklidir.
Bakın, en asgari hükmünü söylüyorum, bid’attir!
Eğer bu son maddeye, şeyhin ruhaniyetinden istimdat etmek, yardım dilemek eklenirse şirk olur!
Rabıta, biraz önce saydığım maddelerle yapılırsa,
en asgari düzeyde haramdır, Rasulullah ve ashabı yapmadığı için bid’attir.
Ama bu son maddeye, hani şeyhin ruhaniyetini zihnimizde canlandıracağız dedik ya,
canlandırıldığında, şeyhten medet istenirse, yardım istenirse, bize yetiş, sıkıntılarımızı gider, yardım et, medet et denilirse,
o zaman rabıta bu şekliyle şirk olur!
İşte, güya Allah-u Teala bu ayetinde,
bize demiştir ki, ey iman edenler rabıta yapın.
Allah Rasulü ve ashabı hiç rabıta yapmamış.
Bunların deyişine göre, Allah’ın emrine ilk muhalefet edenler onlar.
Şimdi eğer ayet “Rabıta yapın” anlamına geliyorsa, Rasulullah’ın hayatında böyle bir şey biz okumadık.
Sahabenin hayatında böyle bir şey okumadık.
O zaman, lazımı olarak, bu ayete ilk muhalefet edenler,
Rasulullah ve ashabı olmuş olur. Haşa ve kella!
O yüzden kardeşlerim, böyle bir mana batıldır.
Böyle bir manayı veren sapıktır.
Allah’ın kitabına karşı çok büyük bir tahrif yapmış olur.
4:20 Bitiş
#islam #ibrahimgadban #tasavvuf
Şimdi bazı tasavvuf camiası, bazı sufi meşrepli hocalar bu ayete “Ey iman edenler, rabıta yapın” diye mana veriyor.
Ya ayete böyle mana veriyorlar ya da “Ayet buna delalet eder, ayetin manalarından birisi de budur” diyorlar.
Vallahi ve vallahi, bu, Allah’ın ayetini saptırmaktır!
Bu, kelimenin tam manasıyla dalalettir sapkınlıktır, haddi aşmaktır, Kur’an’ı tahriftir!
Yahudilerin Tevrat’a yaptığının bir benzerini Kur’an-ı Kerim’e karşı yapmaktır!
Allah’ın demediğini dedirttirme çabasıdır!
Ya, hangi selef imamı söylemiş, hangi sahabe söylemiş “رَابِطُوا” kelimesini “Rabıta yapın” diye?
Kim söylemiş? Bir tane bize alim getirin! Bir tane bize selef imamı getirin!
Kim demiş bunu?
Hangi sahabe, hangi tabiin? Ebu Hanife mi, İmam Şafii mi? Kim söylemiş?
Vallahi bu tahriftir!
Bakın, bazı tasavvufçuların ayete verdiği bu manaya ayetin delaleti yüzde sıfırdır!
Yüzde sıfır nokta bir bile değil yani.
Bu kadar uzaktır ayetin manasından.
Dolayısıyla, bir insan bile bile ayete bu manayı verirse kesinlikle Kur’an’ı tahrif etmiş olur.
Kardeşler, rabıta, tasavvufçuların kendi tanımlarına göre söyleyeyim: “Yakine ulaşmış, müşahede makamına çıkmış, kamil bir mürşidi hayale alıp, kalbi ona bağlamak ve onun kalbinden ilim, sevgi, mahabbet, feyiz ve nur almaktır.”
Rabıta budur.
Ve bunun bir ritüeli vardır, bir şekli vardır.
Onu da maddeler halinde zikredeyim, en azından malumat sahibi olalım.
Birincisi, onların en tercih ettiği görüşe göre mürşidi kamilden el almak.
Yani bir tarikata mensup olmak, bir mürşidi kamile bağlanmaktır.
Mürşidi kamile bağlanmadan yapılan rabıtalar onların nazarında eksiktir.
Tam bir rabıta için evvela bir el almak lazım.
İki, abdestliyken rabıta yapmak lazım. bdestsiz yaparsan eksik olur.
Üç, bazıları söylüyor bunu, kapıyı kilitlemek lazım.
Yani yanında kimselerin olmaması lazım.
Ta ki şeyhinle tam bir irtibat kurabilesin.
Dördüncüsü, ortamı karartmak lazım.
Yine bazılarının tercihine göre.
Beşincisi, ters teverrük oturuşu yapmak lazım.
Altıncısı, gözleri yummak lazım.
Yedincisi de, mürşidin suretini zihinde canlandırmak lazım.
Bu yedi madde, rabıtanın yapılış şeklidir.
Bakın, en asgari hükmünü söylüyorum, bid’attir!
Eğer bu son maddeye, şeyhin ruhaniyetinden istimdat etmek, yardım dilemek eklenirse şirk olur!
Rabıta, biraz önce saydığım maddelerle yapılırsa,
en asgari düzeyde haramdır, Rasulullah ve ashabı yapmadığı için bid’attir.
Ama bu son maddeye, hani şeyhin ruhaniyetini zihnimizde canlandıracağız dedik ya,
canlandırıldığında, şeyhten medet istenirse, yardım istenirse, bize yetiş, sıkıntılarımızı gider, yardım et, medet et denilirse,
o zaman rabıta bu şekliyle şirk olur!
İşte, güya Allah-u Teala bu ayetinde,
bize demiştir ki, ey iman edenler rabıta yapın.
Allah Rasulü ve ashabı hiç rabıta yapmamış.
Bunların deyişine göre, Allah’ın emrine ilk muhalefet edenler onlar.
Şimdi eğer ayet “Rabıta yapın” anlamına geliyorsa, Rasulullah’ın hayatında böyle bir şey biz okumadık.
Sahabenin hayatında böyle bir şey okumadık.
O zaman, lazımı olarak, bu ayete ilk muhalefet edenler,
Rasulullah ve ashabı olmuş olur. Haşa ve kella!
O yüzden kardeşlerim, böyle bir mana batıldır.
Böyle bir manayı veren sapıktır.
Allah’ın kitabına karşı çok büyük bir tahrif yapmış olur.
4:20 Bitiş
#islam #ibrahimgadban #tasavvuf
