0:00 Başlangıç
0:01 Sen de Rasulullah’ı Böyle Seviyor Musun?
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Mekke’yi fethedip Allah’ın evini şirkin ve zulmün pisliğinden kurtardığı günde,
Ebu Bekir radıyallahu anh babası acaba Müslüman olur mu diye Rasulullah’ın huzuruna getiriyor.
Saçı beyazlamış, sakalında bir tane siyah tel kalmamış yaşlı başlı bir adam Ebu Kuhafe Getiriyor Allah Rasulü’nün huzuruna,
diyor ki Efendimiz onu görünce:
Ebu Bekir hiç oldu mu? Bu yaşlı adam bizim ayağımıza getirilir mi?
Bizim onun ayağına gitmemiz lazım. Adam yaşlıdır ona hürmet etmemiz lazım.
Hayır ya Rasulallah dedi, sen kendisine gelinmeye daha layık olansın. Senin ayağına gelinmeli. Sonra Allah Rasulü’ne:
Ya Rasulallah, ne olur babama İslam’ı anlat dedi. Ben ümit ediyorum ki Allah senin elinle ona hidayet verecek.
Peygamberimiz Ebu Kuhafe’ye döndü. Dedi ki:
Ebu Kuhafe, Müslüman ol, selamet bul. Allah’a iman et, dedi.
Ebu Kuhafe’ye orada İslam’ı arz ettiler.
Ebu Kuhafe bu arzın ardına İslam olmayı, Müslüman olmayı tercih etti.
O şehadet getirip de Müslümanlığını ilan edince, Ebu Bekir radıyallahu anh duramadı, gözlerinden böyle boncuk boncuk yaşlar aktı, ağladı. Etrafındakiler dediler ki:
Ebu Bekir, ya bu gün ağlama günü müdür? Baban Müslüman oldu. Sevinmeli değil misin?
Allah’a şükretmeli değil misin? Mutlu olmalı değil misin? Niye ağlıyorsun, dediler.
Dedi ki:
Vallahi ben buna ağlamıyorum. Siz anlamadınız. Ben Allah Rasulü sallallahu aleyhi ve sellemin amcası Ebu Talib’in iman etmeyişine ağlıyorum.
Çünkü Allah Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem amcasını çok seviyordu. Eğer benim babam gibi Ebu Talib de iman etseydi bu Rasulullah’ı çok mutlu edecekti.
Rasulullah’ın sevindiğine ben de sevinecektim.
Ben Ebu Talib’in iman etmediğine ağladım.
Aklıma o geldi onun için bu ağlayışlarım, dedi.
Bizim edebiyatını yaptığımız sevgiyi değil, böyle bir sevgiden bahsediyoruz kardeşler!
2:02 Bitiş
#islam #rasulullah #ibrahimgadban
0:01 Sen de Rasulullah’ı Böyle Seviyor Musun?
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Mekke’yi fethedip Allah’ın evini şirkin ve zulmün pisliğinden kurtardığı günde,
Ebu Bekir radıyallahu anh babası acaba Müslüman olur mu diye Rasulullah’ın huzuruna getiriyor.
Saçı beyazlamış, sakalında bir tane siyah tel kalmamış yaşlı başlı bir adam Ebu Kuhafe Getiriyor Allah Rasulü’nün huzuruna,
diyor ki Efendimiz onu görünce:
Ebu Bekir hiç oldu mu? Bu yaşlı adam bizim ayağımıza getirilir mi?
Bizim onun ayağına gitmemiz lazım. Adam yaşlıdır ona hürmet etmemiz lazım.
Hayır ya Rasulallah dedi, sen kendisine gelinmeye daha layık olansın. Senin ayağına gelinmeli. Sonra Allah Rasulü’ne:
Ya Rasulallah, ne olur babama İslam’ı anlat dedi. Ben ümit ediyorum ki Allah senin elinle ona hidayet verecek.
Peygamberimiz Ebu Kuhafe’ye döndü. Dedi ki:
Ebu Kuhafe, Müslüman ol, selamet bul. Allah’a iman et, dedi.
Ebu Kuhafe’ye orada İslam’ı arz ettiler.
Ebu Kuhafe bu arzın ardına İslam olmayı, Müslüman olmayı tercih etti.
O şehadet getirip de Müslümanlığını ilan edince, Ebu Bekir radıyallahu anh duramadı, gözlerinden böyle boncuk boncuk yaşlar aktı, ağladı. Etrafındakiler dediler ki:
Ebu Bekir, ya bu gün ağlama günü müdür? Baban Müslüman oldu. Sevinmeli değil misin?
Allah’a şükretmeli değil misin? Mutlu olmalı değil misin? Niye ağlıyorsun, dediler.
Dedi ki:
Vallahi ben buna ağlamıyorum. Siz anlamadınız. Ben Allah Rasulü sallallahu aleyhi ve sellemin amcası Ebu Talib’in iman etmeyişine ağlıyorum.
Çünkü Allah Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem amcasını çok seviyordu. Eğer benim babam gibi Ebu Talib de iman etseydi bu Rasulullah’ı çok mutlu edecekti.
Rasulullah’ın sevindiğine ben de sevinecektim.
Ben Ebu Talib’in iman etmediğine ağladım.
Aklıma o geldi onun için bu ağlayışlarım, dedi.
Bizim edebiyatını yaptığımız sevgiyi değil, böyle bir sevgiden bahsediyoruz kardeşler!
2:02 Bitiş
#islam #rasulullah #ibrahimgadban
