Yermuk Savaşı’ndan Müthiş Bir Sahne | İbrahim Gadban Hoca
Kendileri ihtiyaç içerisinde olsa bile, kardeşlerini kendilerine tercih ederler. Allah için iyi dinleyin. Bakın nasıl Îsâr yapmışlar. Kardeşlerini nasıl nefislerine tercih etmişler. Kendileri de ihtiyaç içinde ama kardeşlerini nasıl öncelemişler. Pratik iki tane örnek. Bu örneklerden bir tanesi kardeşler, Yermuk Savaşından. Biliyorsunuz Yermuk Savaşı tarihte Bizans’la yapılmış en büyük savaşlardan bir tanesi. Rivayetlere göre en asgari miktar yüz bin. Yüz bin kişilik bir kafir ordusu. Müslümanlar yüz bin kişilik bir orduyla fiili olarak savaşmışlar. Böylesi çetin bir savaş Yermuk Savaşı.
Bu savaşta Ebu Cehil’in oğlu İkrime de var. Ebu Cehil’in kardeşi var Haris b. Hişam. Yine Ebu Cehil’in anne bir kardeşi var. Ayyaş b. Ebi Rebiâ. Bakın bütün bunlar Ebu Cehil’in akrabaları. Ebu Cehil’in oğlu İkrime (ra), böyle harp kızışmış, Müslümanlar zayıf, kafir taraf çok güçlü, Müslümanları galeyana getirmek için diyor ki: “Ey Müslümanlar. Allah’a yemin ederim ben çok savaşta Rasulullah (sav)’in aleyhinde savaştım. Onlarca savaşta Rasulullah (sav)’e karşı saf tuttum. Allah Rasulü (sav)’e karşı bu kadar savaşmışken, şimdi bu kafirlerle savaşmasam olur mu? Ölüm adına bana beyat edecek yok mu içinizde? Haydi ölüm adına beyat edin bana. Şu kafirlerle aslanlar gibi savaşalım.” dört yüz tane Müslüman ölüm üzere biat ediyor. Ölüm üzere biat ne demek biliyor musunuz? Geri gelmeyeceğiz. Gideceğiz Allah için kesinlikle Müslümanların şânını, şerefini kurtarmak için canımızı ortaya koyacağız.
Dört yüz tane sahabeyi böyle biatleştiriyor. Ve onlar çok ciddi bir savaş çıkarıyorlar orada. Neticede kardeşler, bu üç sahabî; Haris b. Hişam, Ayyaş b. Rebiâ, bir de İkrime b. Ebu Cehil. Bunlar yaralanıyorlar. Çok ağır yaralar alıyorlar. Hepsi yere seriliyor. Tabi sıcak memleketler. Güneşin sıcağından olsa gerek Allah-u Âlem. Artık bir süre sonra susuyorlar. Önce Haris (ra) su istiyor.
Oradaki Müslümanlara bağırıyor “Su getirin bana” diye. Hemen Müslümanlardan birisi bir kırba alarak onun yanına varıyor. Suyu tam Haris’e verirken İkrime sesleniyor ve diyor ki: “Allah rızası için bana da su getirin.” Haris suyu almıyor. Konuşacak mecâli yok. İkrime’yi işaret ediyor. O suyu götürecek. “Ona mı götüreyim” diyor. “Evet” diyor kafasıyla. Ona götür. Tam İkrime’ye suyu verecekken Ayyaş b. Ebi Rebiâ bağırıyor oradan. “Allah için su verecek yok mu?” İkrime almıyor. Diyor ki: “Ayyaş’a götür.” Tam Ayyaş’ın yanına gittiğinde Ayyaş şehit oluyor. Suyu içemeden ölüyor. Suyu dağıtan diyor ki: “Bari İkrime’ye gideyim.” Geliyor ki İkrime de şehit olmuş. Diyor ki: “Bari Haris’e götüreyim.” Bakıyor ki Haris de şehit olmuş. Bir yudum suyu içemiyorlar. Sırf kardeşlerimiz içsin diye. Yani nasıl bir duygu, nasıl bir kardeşlik, nasıl bir îsâr ahlakı bu? Ölüm anında çok ihtiyaç duyduğun bir şeyi “kardeşim içsin” diye almıyorsun.
Önemli Anlar:
0:10 Yermuk Savaşı’ndan Bir Sahne
#yermuk #savas #ibrahimgadban
Kendileri ihtiyaç içerisinde olsa bile, kardeşlerini kendilerine tercih ederler. Allah için iyi dinleyin. Bakın nasıl Îsâr yapmışlar. Kardeşlerini nasıl nefislerine tercih etmişler. Kendileri de ihtiyaç içinde ama kardeşlerini nasıl öncelemişler. Pratik iki tane örnek. Bu örneklerden bir tanesi kardeşler, Yermuk Savaşından. Biliyorsunuz Yermuk Savaşı tarihte Bizans’la yapılmış en büyük savaşlardan bir tanesi. Rivayetlere göre en asgari miktar yüz bin. Yüz bin kişilik bir kafir ordusu. Müslümanlar yüz bin kişilik bir orduyla fiili olarak savaşmışlar. Böylesi çetin bir savaş Yermuk Savaşı.
Bu savaşta Ebu Cehil’in oğlu İkrime de var. Ebu Cehil’in kardeşi var Haris b. Hişam. Yine Ebu Cehil’in anne bir kardeşi var. Ayyaş b. Ebi Rebiâ. Bakın bütün bunlar Ebu Cehil’in akrabaları. Ebu Cehil’in oğlu İkrime (ra), böyle harp kızışmış, Müslümanlar zayıf, kafir taraf çok güçlü, Müslümanları galeyana getirmek için diyor ki: “Ey Müslümanlar. Allah’a yemin ederim ben çok savaşta Rasulullah (sav)’in aleyhinde savaştım. Onlarca savaşta Rasulullah (sav)’e karşı saf tuttum. Allah Rasulü (sav)’e karşı bu kadar savaşmışken, şimdi bu kafirlerle savaşmasam olur mu? Ölüm adına bana beyat edecek yok mu içinizde? Haydi ölüm adına beyat edin bana. Şu kafirlerle aslanlar gibi savaşalım.” dört yüz tane Müslüman ölüm üzere biat ediyor. Ölüm üzere biat ne demek biliyor musunuz? Geri gelmeyeceğiz. Gideceğiz Allah için kesinlikle Müslümanların şânını, şerefini kurtarmak için canımızı ortaya koyacağız.
Dört yüz tane sahabeyi böyle biatleştiriyor. Ve onlar çok ciddi bir savaş çıkarıyorlar orada. Neticede kardeşler, bu üç sahabî; Haris b. Hişam, Ayyaş b. Rebiâ, bir de İkrime b. Ebu Cehil. Bunlar yaralanıyorlar. Çok ağır yaralar alıyorlar. Hepsi yere seriliyor. Tabi sıcak memleketler. Güneşin sıcağından olsa gerek Allah-u Âlem. Artık bir süre sonra susuyorlar. Önce Haris (ra) su istiyor.
Oradaki Müslümanlara bağırıyor “Su getirin bana” diye. Hemen Müslümanlardan birisi bir kırba alarak onun yanına varıyor. Suyu tam Haris’e verirken İkrime sesleniyor ve diyor ki: “Allah rızası için bana da su getirin.” Haris suyu almıyor. Konuşacak mecâli yok. İkrime’yi işaret ediyor. O suyu götürecek. “Ona mı götüreyim” diyor. “Evet” diyor kafasıyla. Ona götür. Tam İkrime’ye suyu verecekken Ayyaş b. Ebi Rebiâ bağırıyor oradan. “Allah için su verecek yok mu?” İkrime almıyor. Diyor ki: “Ayyaş’a götür.” Tam Ayyaş’ın yanına gittiğinde Ayyaş şehit oluyor. Suyu içemeden ölüyor. Suyu dağıtan diyor ki: “Bari İkrime’ye gideyim.” Geliyor ki İkrime de şehit olmuş. Diyor ki: “Bari Haris’e götüreyim.” Bakıyor ki Haris de şehit olmuş. Bir yudum suyu içemiyorlar. Sırf kardeşlerimiz içsin diye. Yani nasıl bir duygu, nasıl bir kardeşlik, nasıl bir îsâr ahlakı bu? Ölüm anında çok ihtiyaç duyduğun bir şeyi “kardeşim içsin” diye almıyorsun.
Önemli Anlar:
0:10 Yermuk Savaşı’ndan Bir Sahne
#yermuk #savas #ibrahimgadban
