“Onlar ağızlarıyla Allah'ın nûrunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler de Allah nûrunu tamamlayacaktır. .” (61/Saff;, 8)

EMRETME VE YASAKLAMA YETKİSİ YALNIZ ALLAH'INDIR  YİĞİT KİMDİR BİLİR MİSİNİZ ? NASIL MÜSTAKÎM OLUNUR! Dili Korumanın Önemi!

Cuma Namazı Âdabı

Bir müslümanın, Cuma günü yapması gereken bir takım ibadetler ve uyması gereken bir takım edep kuralları vardır. Şimdi bunları maddeler halinde zikretmeye çalışalım:

1-     Cuma Guslü: Bir Müslümanın Cuma günü cünüp olmasa bile gusül abdesti alması sünnettir. Bazı âlimler hadislerdeki emirlerden dolayı bunu “farz” kabul etmiştir. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: “Cuma günü gusül almak akıl baliğ olmuş her müslümana farzdır.” (Buhârî ve Müslim rivayet etmiştir.)

İbn-i Teymiye rahimehullah ise bu iki görüşün arasını şöyle bulmuştur: “Terinden ve kokusundan başkaları rahatsız olacak kimsenin gusül abdesti alması farz; böyle bir sorunu olmayan, temiz olan kimselerin ise gusül abdesti alması sünnettir.” (el-İhtiyârâtu’l-İlmiyye)

2-    Kehf Suresini Okumak: Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Kim Cuma günü Kehf suresini okursa, bu sure iki Cuma arası o kişi için bir nur olur.” (Hâkim rivayet etmiştir.) İmam Nevevî rahimehullah bu surenin Perşembeyi Cumaya bağlayan gece de okunabileceğini söylemiştir. Bazı kardeşlerimiz şu soruyu çok sormaktalar: “Manilerimizden dolayı Cuma namazından önce bu sureyi okuyamadığımız zaman acaba Cumadan sonra okusak olur mu?”

Riyazüs Salihin Dersleri

 

Riyazus Salihin Dersleri....

Sıralı Dinlemek İçin Alt Menüden Sırası İle Tıklayın

 

 

 

_____________
Detay Ve Kaynaklar için 
riyazussalihin.com

 

 

015 Boykot Hadisesi ve Hüzün Yılı

Diğer Video ve Dersler için Kısayol Erişim Adresi :

ders.arzusucennetolanlar.com olarak güncellenmiştir.

YA BENİM DEDİĞİM DOĞRUYSA?


Aklı olan bir insan, her zaman hakkı bulmaya çalışan ve hep doğrunun peşinde olan insandır. Sürekli kendisini sorgular; yaptıklarını, söylediklerini, düşündüklerini gözden geçirir ve bunların doğru olmasına son derece özen gösterir. Bazı cahillerin yaptığı gibi, hiçbir zaman “Ben ne dersem o olur, ne dersem o doğrudur” demez. Ya da kafalarını kiraya vermiş bazı kesimlerin dediği gibi asla “Üstadımız ne derse o doğrudur” şeklinde bir söyleme kapılmaz. Hakkın talibi ve arayıcısı olur.

Yaşadığımız şu coğrafyaya baktığımız zaman insanların büyük bir kısmının nefislerini muhasebe etmediklerini ve gidişatları hakkında kendilerini gözden geçirmediklerini görürüz. Hep kendilerini doğruymuş ve doğru yoldaymış gibi değerlendirirler. Oysa Peygamber Efendimizin ashabı ve onlardan sonra gelen hayırlı insanlar hiçbir zaman böyle yapmamışlardı. Onlar daima kendilerinin hata edebileceklerini ve yanlışlara düşebileceklerini düşünürlerdi.

ŞİRK NEDİR BİLİR MİSİN?

 

 

Buraya kadar ki bölümlerde hep Lâ ilâhe illallâh’ın ne manalara geldiğini, tevhidin ne olduğunu ve imanla alakalı bazı hususları anlatmaya çalıştık. Burada ise bunları bozan ve insanı dinden çıkararak “müşrik” yapan bazı amelleri anlatmaya çalışacağız. Lakin konumuza giriş yapmadan önce şirkin ne olduğunu ve şirkle alakalı bazı önemli bilgileri izah etmemiz gerekecektir; zira bir şeyin detayını bilebilmek için, aslını bilmek gerekir.

Konuya öncelikle birkaç misal vererek şirkin ne kadar tehlikeli ve uzak durulması gereken bir şey olduğunu vurgulayarak başlayacağım.

BU DİNİ SAHABE GİBİ NASIL YAŞARSIN?

Allah (celle celalhu), tüm insanlığa örnek olması ve tıpkı bir numune gibi elle gösterilmesi için bir dönemin insanlarını özel olarak terbiye etti. Bu insanları, Peygamberimizin gözetim ve terbiyesine teslim ederek  en güzel şekilde yetişmelerini sağladı. Onun gözetiminde yetişen bu nesil İslam’ı layıkıyla yaşadı ve tüm insanlığa örnek oldu. Allah o insanlardan razı olduğunu bildirdi, onların yaşadığı İslam’ı beğenerek tüm insanlığın tıpkı onlar gibi İslam’ı yaşaması gerektiğini söyledi. Bu eşsiz neslin adı seninde bildiğin üzere “sahabe” idi. Rabbimiz onlar gibi yaşamamız ve inanmamız gerektiğini şu ayeti ile bildirmiştir: